23 Ekim 2007 Salı

Irak’ta Bağımsız Türkmen Hükümetleri/5.Moğol Döneminde Türkmenler

Gerçek Moğollar, Mangolya adı ile bilinen tepede büyümüşlerdir. sınırları ise kuzeyde Cobi Çölü, güneyde Sibirya, batıda Menşurye ve doğuda Nay ve Hincan dağları arasında olan Türkistan’dır. Ayrıca Çin’deki Tuhum bucağının Tambat bölgesini konut bilen Moğolların bir Türk sınıfı olduğu söyleniyor. Moğol ismi ise Müslümanlar tarafından Çin ile Menşurye arasında ve Sibirya güneyinde yaşayan Bedevi uluslara verilmiştir. şimdi Mangolya cumhuriyeti olarak bilinir ve batıdan Tay dağları ile doğudan Hincan dağları arasında olan doğu Türkistan’a kadar uzanır. Ayrıca Moğol ismi H. 4’ncu yıldan beri bilinmektedir. Moğolların arasında dünyaya gelip ünlü olan komutanlardan Cengiz Han vardı. Hülagü’nün kendi döneminde İsmail topluluğunu yok ettikten sonra Bağdat’taki hilafeti ortada kaldırmak ikinci amacı idi. Çünkü Mutassam yönetimindeki Abbasi hilafeti Hülagü seferinden önce zayıflamıştı. Moğol ordusunun gelişini önceden bilen Mutassam, durumu önleyerek adım atamadı. Ayrıca Mutassam döneminde Bağdat’ı işgal etmek isteyen Moğol ordusu ile halife ordusu arasında birkaç defa çatışma çıktı. Ama işgal’i H. 656 yılına kadar başaramadılar.

Moğol işgalin ilk Aşamaları’nda M.1219 yılında Cengizhan İslam dünyasını geçerek Huvarİzİm devletini işgal etti. Bu da Mezopotamya ve Afganİstan ile İran bölgelerinin çoğunu kapsamakta idi. Ayrıca M. 1258 yılında torunu Hülagü, Abbasiler başkenti olan Bağdat’ı işgal etmişti. M. 1221 yılından bu yana Çin’den Rusya’ya uzanan Moğol imparatorluğu Irak ve çevresinde olan bölgeleri özellikle Abbasilerin kalesi olan Huvarİzİm devletini tehdit ediyordu. Ayrıca M. 1258 yılında yani Bağdat işgali sıralarında Abbasi halifesi askeri ve siyasi yönlerden Moğollara karşı pek iyi sayılmazdı. Çünkü Çin, Türkistan, Hindistan’ın bir bölümü, İran, Küçük Asya ve Rusya’ya kadar uzanan bu büyük imparatorluk sahibi Moğolların mal, silah ve güçlü bir orduları vardır. Hilafet devletinin sınırları ise M.1242-1257 Abbasi halife Mutasaam döneminde Tikrit’ten Fav’a, Hozıstan’ı kapsayan Halvan’dan Ana’ya kadar uzanırdı. Ayrıca Moğol işgali döneminde en güçlü İslam devleti, Selçuklu devletin kalıntıları üzerinde büyüyen Huvarızım devleti idi ki sonunda şekilde de olsa Mezopotamya ve İran’ın birleştirmesini başarmışlardır. şehzadesi Alaattin Mehmet olan bu devlet büyük mal, askeri araç ve gereçlere sahip idi. M. 1199-1219 yılında Mezopotamya ve Horasan krallarını yok edip Bağdat’a saldırmak istemişler, M. 1216 yılında kuvvetlerini toplayıp Irak’a doğru yönlenmişlerdir. Ama karlı bir fırtınanın kopması nedeni ile güçlü ordusuna rağmen geri dönmek zorunda kalmışlardır. M. 1219 yılında devletini işgal eden Moğollardan kaçarak Hazar denizi adalarından birine sığınıp hayatına orada veda etmiştir. M. 1221 yılında Moğolların Azerbaycan’daki Mirağa üslerinden Erbil’e doğru ilerleme haberleri Bağdat’a ulaşmıştı. Bağdat halkını rahatsız eden bu haber halife Nasır lidinllah’ı da yıprattı. Musul ve Erbil sahiplerine yazı yazan halife Nasır lidinllah Dukuk’ta toplantı yaptı. Erbil sahibi de Musul Sahibi olan Bedreddin Lülü’den yardım istemişti. ama askerleri az olduğundan dolayı bir şey yapamadılar. on yıldan sonra M. 1231 yılında Moğollar Huvarızım devletini işgal edip M. 1231 yılında Sultan Celalettin Menku Berti’yi öldürmüşlerdir. Böylece Moğollar önünde Irak ve Asya batısının yolları açılmıştı. M. 1236 yılında Moğol kuvvetleri Erbil’i işgal etti. Moğol ordusunun ilk hareketi Hülagü’nün verdiği emir üzerine Cırmağan ve Baycu liderliğinde Erbil ve Musul yolu ile Rum Diyar’ından Bağdat’a yönelmek ve bölgeyi batı yönünden kuşattıktan sonra doğudan gelen Hülagü ordusunu beklemekti. Hülagü’nün en iyi liderlerinden biri olan Kitubuk, yanına Moğol kağanları (Suncak ve Nuyan)’ı alarak Loristan ve Hozistan yolu ile sol taraftan Abbasiler devletin başkentine doğru yöneldi. Ayrıca H. 655 yılında Hülagü yanına Argon Kağanı, Nasreddin LiTüsi ve bakan Seyfeddin Bitekçiyi alarak Kırmanşah ve Hilvan yolu ile Hemden’den Dicle’ye indi. Orada Hülagü Irak’la kardeş olan dağlı bölge halkın güvenini kazanmaya çalıştı ve para vererek Süleyman Şah’ın birçok askerini yanına almayı başardı. Ayrıca Musul sahibi Bedreddin Lülü ve Fars Hamen bölgesinde kağan olan Ebu Bekir, Hülagü’ye mal ve adam verme gibi yardımlarda bulunmuşlardır. M. 1259 yılında Mucahideddin Eybek liderliğindeki Abbasi kuvveti Bağdat ile Samarra arasında olan Düceyil alanında Moğollularla çalıştı. Bir savaşa dönen çatışma Moğolların galip gelmesi ile sonuçlandı ve 200,000 savaşçıdan oluşan Hülagü ordusu Hanekin’den Bağdat’a ilerledi. Muharrem ayının ortasında, doğu tarafından gelip bütün yerleri kuvvetleri ile kuşattı. Muharrem ayının sonunda savaş başladı. Moğollar bazı yerlerden girmeyi başardı. Ayrıca iyi bir çözüm bulmak isteyen halifenin bütün çabaları boşa gitmiştir. Halife ve ailesi M. 1258 yılında Bağdat’a giren Hülagü ordusunu karşılamak zorunda kaldı. Bu olay hakkında tarihçiler tarafından yazılan bilgiler belki de vasıf edildiği derecede kötü sayılmaz. Yani abartılmış olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü şehirde halife sarayı, okullar ve pazarın bazı dükkanları ufak zarar görmesine rağmen ayakta kalmıştı. Eğer olay hakkında doğru bilgi ve gerçeğe yakın bir resim çizmek istersek dikkatli bir şekilde Moğollar gelmeden önce şehrin durumuna bakmamız lazımdır. M. 1184 yılında Irak’tan geçen Ebu Cabir Bağdat’ın varolduğuna işaret etmiştir. Irak’ın diğer şehirlerinin ise fethinde tehlikeli tahribata uğramadığını belirlemiştir. Ayrıca asıl yurtları Moğolistan bölgelerinde olanlar ve Türkiye’de yaşayan Türkler asıl Türkler sayılır.

Hiç yorum yok: