23 Ekim 2007 Salı
Büveyhi devleti döneminde Türkmenler
Büveyih oğullarına mensup idiler. Söylendiği gibi (Carrier) yük taşıyan olarak çalışan Büveyih oğulları Kazvin denizinİN batı güney yönlerinde yaşayan Deylem halkındandır. Büveyih oğulları bölgede olan hilafetin zayıflamasından faydalanarak ve çiftçilerinden yardım alarak Deylem dağların üzerinde geçip daha sonra otoritesini gelişletip İran yaylasını da içine almıştır. Buveyh vefat etikten sonra üç oğlu SIRASIYLA hilafet’İN başına geçmişlerdir. Bunlardan biri Mu’az El-Devel ki ordusu ile Bağdat’a doğru yönlenip otoritesini eline alıp halifeyi sadece şekli vücut bırakmış ve bazı yönetim güçlerini ELE geçirmiştir. Orta doğudan olan beyliklerin, aralarındaki özel problemlerle meşgul olmaları Buveyh oğullarına yol açmış Irak’ın Ahvaz bölgesinden güneye doğru ilerleyip, daha sonra Bağdat’ta girmesine izin vermiştir. Ama kuzey Irak’ı işgal etmesini başarmadılar. Çünkü Hamadaniler, Bizans ve diğer Beyliklerle uğraşmasına rağmen Buveyh oğulları akını durdurmayı başarmıştı. Ancak Azadul devle Musul’u ele geçirip Hamadani Beyliğini Halep’te kuşatmıştır. Buveyh devleti oymaksal bir temelden oluşmuştur. Mülkleri ise oymağa aittir. Baba mirası en büyük oğluna kalır ama diğer kardeşlerin mülke karışma hakkı yoktur. İmadul Devle en büyük oğludur. Mülkü sadece Şirazdan oluşmuştur. kardeşi Rüknül Devle’ye sulama işlerini vermiştir. Bağdat ise Muizzül Devle mülkünde idi. Ayrıca Azadül Devle yeniden Atabeyliği birleştirmek amacı ile kardeşlerin mülküne el koyup kendine “Şahnaşah” adını vermiştir. Vefatından sonra Buveyh oğulları arasına ayrılıklar olmuştur. Gaztavin’in oğulları sulama işlerine el koydu. Buveyh oğulları kuvvetine ve Türklerden oluşan ordusuna güveniyordu. Ayrıca atlıların çoğu Türklerden oluşurdu. Buveyh oğulları Abbasi halifeyi görevde bırakmışlar mülk ve otoritesini elinden alıp ona sadece bir az yetki vermişlerdi. (Örneğin savaş ilan etmesi ve dini işlerle uğraşması). Buveyh oğulları Bağdat’a geldiğinde Bağdat’ın durumu çok kötü idi ve bazı Buveyh şehZadeleri Bağdat’tan sonra önemli merkezler sayılan Vasıt ve Basra’da otuyorlardı. Buveyh oğulları Mezhebe dayalı bir siyaset kullanarak kendilerine şii mezhebini seçtiler. Ayrıca bilindiği gibi Azerbaycan’dan gelen Türkmenler şii oldukların için Buveyh oğulları ile ilişkileri daha güçlendirilmiştir. Anlıdığı gibi Türklerin Irak’a hicret etmesi değişik zamanlarda kesilmeden davam etmiştir. Büveyh oğullarından olan Muizzül Deyle H.335 yılında Bağdat’ı işgal etmeden 10 yıl önce, Becke komutanlığında ve “Tozun Yoruf Mehmet Yanal” liderliğinde Irak’a çok sayıda Türk gitmiştir. Onları karşılayan “Mehmet İbin Raik” Vasıt şehrindeki askerleri arasına almıştır. H.334 yılında Bağdat’ta giren Muizzül Deyle’nin ordusu Türk ve Deylemlerden oluşurdu. Ayrıca Irak’a gelen Türkler Büveyh devletin dönemine kadar Irak’ın orta ve güneyini kendilerine yurt bilip içinde konut yerleri yapmışlardır. Özellikle Samarra, Musul, Kerkük, Erbil, Tikrit ve diğer yerlerde İbin El- Sirde şöyle söylüyor H.433 yılında Irak’a “Iraklı Gaza” adı ile tanılan bir Türkmen akını yapıldı. Tarihi kaynaklarda bu Türkmenlerin aslının Azerbaycan’dan Irak’a gelen Balkan Türkmenlerinden olduğunu söylüyor. Başlarında Ebu Mansur Süleyman İbni Nasır bulunmaktadır. Irak’ta Türkmenlerin Nüfuzu artıp, haberleri yayıldıktan sonra yine bir çok Türk boyları Bağdat’a yönlenmeye başladı. Hatta H.350 yılında bir defada tam 200,000 Türk Müslüman olmuştur.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder